Son zamanlarda “ Kahramanlar,kurtarıcılar, yıldızlar dönemi kapandı” düşüncesi topluma aşılanmaya çalışılıyor.
Oysa dünyanın hiçbir yerinde, tarihin hiçbir döneminde toplumların kahramanlar,kurtarıcılar, yıldızlar dönemini kapattıkları, kapatmak istedikleri görülmemiştir.
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca: “Milletler, büyük evlâtlarıyla teneffüs eder…” diyordu. Tarihte milletlerin, kendi içlerinden kahramanlar,yıldızlar,kurtarıcılar doğmasını istedikleri dönemler olmamıştır. Fakat onlardan yoksun oldukları zamanlar olmuştur ve o zamanlar, o milletler için acıklı , talihsiz dönemlerdir.
Toplumlar, kendi bağrından yetiştirdiği dâhilerle, kahramanlarla, yıldızlarla iftihar ederler, gurur duyarlar ve onların sonsuza kadar var olmasını isterler.Bilim, insanlar dışındaki canlı toplumlarının, akla zekâya ihtiyaç gerektirmeyecek, kendilerine özgü iletişim sistemleriyle varlıklarını sürdürebilecek, kendi toplumlarını kendi kendilerine yönetebilecek şekilde programlandırıldıklarını tespit etmiştir.
Ancak, insan toplumu akıl’la donatılmış bireyler topluluğudur. Ama “ insan aklı-bilim öyle kaydediyor(*)-bireysel sapmalara göre programlanmıştır.” Bu nedenle özel yetenekli ve özel bilgilerle yetişmiş insanların yönetim kademeleriyle yöneltilmek durumundadır. Siyasal alanda bu böyle olduğu gibi, bilim,kültür,sanat,zenaat,teknoloji, askerlik,çalışma…alanlarında da toplumsal sıralamalara, önderlere, yöneticilere ihtiyaç vardır.Bütün bu alanlarda insan yetiştirmek için eğitim sistemleri kurulmuştur. Bu sistemlerden süper insanların, tarihte yer tutacak büyük adamların yetişmesi bir toplumun onurlu talihidir.
Yalnız siyasetin ve askerliğin değil, biliminde ahlâkın da kahramanları vardır. Bilim,kültür, sanat,felsefe, teknoloji alanlarında ilerlemeler “ yıldız”ların eseridir. Toplum onların bıraktıkları “ altın iz”lerin aydınlığında ilerler.“ Üstün insan dönemi kapanmıştır” demek , artık bir bakıma, eskilerin “kaht-ı rical”, dedikleri “ yönetici, lider yokluğu” dönemi başlamış demektir. Eğer böyle ise hâzin bir talihsizliktir. Ama bu böyle sürüp gitsin demek son derece yanlış bir istek olur.
“Yıldızlar dönemi kapanmıştır” demek ise, “ artık içimizden, büyük sanatçılar, büyük düşünürler, büyük bilginler, büyük mucidler yetişmesin demektir. Büyük adamlar, yıldızlar, kahramanlar, toplumun “ model” insanlarıdır. Toplumun ilerleme yolundaki “ işaret oklarıdır” Kurtarıcı yeteneklere de her toplumun ihtiyacı vardır ve olacaktır. Onlar beklenmedik felâketler esnasında ortaya çıkarlar.
Kahramanlar kahramanı, kurtarıcılar kurtarıcısı, yıldızlar yıldızı Atatürk, Cumhuriyetimize karşı en büyük felaket ihtimallerinin daima var olabileceğini bildiği için, milletin yolunu açık tutmuştur.
Sakın bu yolları kapatmaya kalkışmayalım…
(*) The lives of a cell ( Lewis Thomas)
14.12.2006