DEMİRYOLU = YÜKSEK MİLLİ GELİR YOLU

tren4.gif (24207 bytes)

 ATATÜRK   

DİYOR Kİ : 

Demiryolları, toptan ve tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır.

***

Demiryolu refah ve bayındırlık yoludur.

1924 - Ankara

Türkiyede ekonomik hayatın yüksek gelişmeleri ancak demiryolları ile olacaktır.

1931- Malatya

Demiryolları Türk milletinin refah ve uygarlık yollarıdır.

1931

Ekonomi hayatının, etkinlik ve canlılığı ancak ulaştırma araçlarının, yolların, demiryollarının, limanların durumu ve derecesiyle orantılıdır.

1922 

 DEMİRYOLLARI HAYAT DAMARIMIZDIR 

ELLİ YILDAN BERİ KAN KAYBEDİYORUZ...

TÜRKİYE'NİN DOĞU-BATI 
ANA DEMİRYOLU ARTERİNİN ÖNEMİ VE ACİLEN YAPILMASI GEREKEN İŞLER

 1950 li yıllardan başlıyarak ve giderek artan bir ilgisizlikle devamlı olarak   ihmal edilen Türkiye Demiryolları politikasının bugün içinde yaşamakta olduğumuz ekonomik, sosyal sıkıntıların oluşmasındaki rolü çok büyüktür.
     Ayrıca her gün artarak devam eden ve milletimizi acılara boğan bazan trafik kazalarının önemli bir bölümünün temellerinde de demiryollarımızı ihmal etme  sorumsuzluğunun payı açıktır.
    Konunun uzmanı, değerli arkadaşımız Sayın Tekin Çınar'ın bu alanda yaptığı çalışmalarını, çok önemli eleştiri ve önerilerini Düşünen Adam Dergimizin "Demiryolu = Yüksek Milli Gelir Yolu" sayfalarında sizlere bir dizi halinde sunmaya devam ediyoruz :

- VI -

TEKİN ÇINAR
Ulaştırma Bakanlığı

(E) Müsteşar Yrd. 

 

Daha sonraki yazılarımda, Türkiye'nin olması gereken demiryolu şebekesinden daha detaylı olarak bahsetmek istiyorum, ancak önemi ve aciliyeti açısından öncelikle bu koridordan ve önemli bir  koridor üzerindeki projelerden   bahsetmek istiyorum :

Bilindiği üzere Ortaasya Türk Cumhuriyetleri denize kapalı ülkelerdir, bu ülkelerin Akdeniz'e açılmaları ve Avrupa'ya ulaşmaları hayati önem arzetmektedir. Bu ülkelerin hemen hemen tamamı Türkiye'den Akdeniz'e çıkmaları ve Avrupa'ya ulaşmaları için   demiryolu    bağlantısını   bir an önce kurmasını talep etmektedirler.

Sayın eski Cumhurbaşkanımız Demirel'in de  ifade ettikleri gibi tarihi ve ipek yolunun canlandırılması gündemdedir. Bu güzergâhın mutlaka Kafkaslardan geçmesi gerekmektedir. Bunun da gerçekleşmesi Kars-Tiflis-Bakü bağlantısının realize edilmesine bağlıdır. Bu bağlantı kurulduğu takdirde Türk cumhuriyetlerinin sahip olduğu zengin hammadde kolaylıkla Akdeniz'e veya Karadeniz'in kuzeyinden Avrupa'ya taşımacılığa zorlanmaları da son bulacaktır. Dünya'da bugün bir ulaşım koridorları kavgası yaşanmaktadır.

 

Doğu Avrupa ülkeleri ve Rusya, Karadeniz'in kuzeyindeki koridoru canlandırmaya gayret ederken İran da Türkmenistan demiryolları ile kendi demiryollarını bağlayarak Türk cumhuriyetlerinin yükünü Güney limanlarına akıtma çabası içindedir. Bu yollar Türkiye üzerinden geçen koridora göre uzun ve maliyeti yüksektir. Dolayısıyla Ortaasya Türk Cumhuriyetleri daha ucuz ve kısa olan ve tarihi ve kültürel bağları olan Türkiye üzerinden geçmek istemektedirler.

Bu sağlandığı takdirde Türkiye için de çok büyük avantajlar doğacaktır. Bunları sıralamaya çalışmak istiyorum :

1- Öncelikle Türk Cumhuriyetlerinin Türkiye'den olan beklentileri gerçekleşecek ve Türkiye'nin bu ülkeler nezdindeki prestiji ve etkinliği yükselecektir. Bu ülkelerle olan dostluk kardeşlik ve tarihten gelen birlikteliğimiz ekonomik boyutta da gelişecek, bu ticari ilişkiler sosyal ve kültürel bağlarımızı daha da geliştirecektir.

2- Türkiye kendi sanayiiinin ihtiyacı olan hammaddeleri kolaylıkla temin edebileceği gibi, ülkesinden transit geçecek olan hammaddeleri işleyecek tesisler kurarak bu transit taşımacılığı yarımamül veya mamül ihracatına kolaylıkla çevirebilecektir. Bu doğunun sanayileşmesi ve istihdam probleminin çözülmesi ve ihracatımızın patlaması demektir.

3- Özellikle Akdeniz limanlarımızın canlanması ve bu limanların anadağıtım merkezleri haline dönüşmesi gerçekleşecektir.

4- Turizm sektörüne büyük canlanma yaşanacaktır.

5- Alternatif koridorlar yaratma peşindeki ülkelerin bu plan ve projeleri suya düşecek, tarihi ipek yolu yine Türkiye üzerinden geçecektir. Bu ise zenginlik ve dinamizm demektir.

Netice itibariyle Kars-Tiflis Demiryolunun bir an önce yapılması ve bu bağlantının sağlanması hayati önemi haizdir. Bu demiryolunun uzunluğu sadece 124 km.dir. Bu yolun 92 km.si Türkiye'de, 32 km.si Gürcistan'da kalmaktadır.

Ancak bu yolun yapılması tek başına fazla bir anlam taşımamaktadır. Çünkü yapılacak bu yol çift hat sinyalizasyonlu ve elektrifikasyonlu olacak geometrisi itibariyle de sürate uygun olacaktır. Bu nedenle Kars'tan Sivas'a kadar olan demiryolunun da aynı özelliklere sahip olacak şekilde rehabilite edilmesi gerekecektir. Sıvas-Ankara arasındaki demiryoluna gelince, bu yolun tamamiyle yeni bir güzergaha taşınması gerekmektedir. Mevcut hat (Ankara-Kayseri-Kalın-Yıldızeli-Sivas)  493 km'ye düşer ve 126 km.lik bir kısalma olur. Yeni yapılacak demiryolu da çift hatlı, minimum kurp(viraj) yarıçapı da 2500 - 3000 m. Sinyalizasyonlu ve elektrifikasyonlu olacağından bu hatta 200/250 km/h sürat yapılabilecektir. Yani Ankara-Sivas arasındaki seyahat süresi 1,5 - 2 saati aşmayacaktır.

Gelelim Ankara-İstanbul arasına, herkesin bildiği gibi Ankara-İstanbul arasına bir sürat hattı yapılması kararı verilmiş ve Arifiye - Sincan - Projesi adı altında bu işe başlanmıştır. Ankara'dan Nallıhan'a kadar olan yaklaşık 84 km. lik kesimin alt yapı ve sanatyapıları hemen hemen tamamlanmasına rağmen bu proje durmuştur. Büyük tüneller açılmış, viyadükler yapılmış, çok büyük bir meblağ harcanmıştır. Bu proje sürerken otoyola başlanmış ve otoyol tamamlanmış ve bu projeye ne gerek var denilmiştir. Halbuki bu proje 1992 yılında revize edilmiş ve adı Arifiye-Sincan yerine "Ankara-İstanbul sürat hattı" olmuştur. Bu değişiklikte nacizane benim de katkım olduğunu sanıyorum. Çünkü İstanbul-Ankara arasındaki demiryolunun  Arifiye - İstanbul arası daha büyük önem taşımaktadır. Bilindiği gibi Gebze'den itibaren banliyö hattı başlamaktadır. Bu yol güneyde deniz kenarına, kuzeyde de yapılaşmaya sıkışmış ve hat sayısını arttırma imkanı kalmamıştır. Banliyö trafiğini dahi kaldıramayan bu koridora hızlı tren yükünü de bindirmek mümkün değildir. Ve Dünyanın hiçbiryerinde de böyle bir uygulama yoktur. O nedenle, Arifiye'den itibaren İstanbul'a kadar yeni bir demiryolu koridorunun E-5'in kuzeyinden açılması zorunluluğu vardır, hem de minimum 6 hatlık bir demiryolu koridoru açılmalıdır. Çünkü İstanbul'un Anadolu yakası Kuzeye ve doğuya doğru hızla büyümekte ve yapılaşmaktadır. Bu nedenle kitle taşımacılığını hele bir de bu hat üzerinden yük treni ve hızlı tren geçireceksiniz ve de tüp geçidi de bağlayacaksınız. Bizler affetsek de yapanları tarih affetmez.

İşin doğrusu nedir ?

İşin doğrusu süratle yapılaşmakta olan ve gün geçtikçe açmanın imkansız hale geldiği İstanbul'un Anadolu yakasının Kuzeyinde böyle bir koridorun süratle belirlenmesi ve vakit geçirilmeden istimlakinin tamamlanması, zemin etüdlerinin ve projelerin ikmal edilmesi ve son olarak da yapım ihalesine çıkılarak, bu koridora bir banliyö hattı, bir sürat hattı ve bir de konvansiyonel demiryolu hattı konulmasıdır.

Böylece Güney ve kuzey banliyö hatlarını bazı noktalardan dikey olarak hafif raylı sistemle veya diğer ulaşım modları ile bağlayarak bir "MERDİVEN SİSTEMİ" ile İstanbul gibi metropolitan bir kentin anadolu yakasının kent içi ulaşım sorunu çözülmüş olur. Bu bir.

İkincisi, Avrupa sürat hatlarına bağlanma mecburiyeti olan Türk demiryollarının Kapıkule-Ankara arası zaten Avrupa sürat hattı haritasına işlenmiştir. Bu hattın boğaz tüpgeçitinden banliyö hatlarına binmeden geçmesi mümkün olur.

Üçüncüsü şi anda bile banliyö hattını boğan yük trafiği de ortadan kalkmış olur.

Zaten proje de bidayetinde böyle düşünülmüştür. İzmit kent içi geçişi ve Söğütlüçeşme istasyonunun inşaası buna göredir.

Sonuç olarak Ankara- İstanbul arası sürat hattı bitirildiğinde seyahat süresi 7 saatten 1,5-2 saate düşecek, Ankara - Sivas arasındaki seyahat süresi de yeni güzergâhla 1,5-2 saate düşecek ve İstanbul'dan trene binen bir vatandaşımız yaklaşık 4 saatte Sivas'a ulaşabilecektir. Bu takdirde Sivas'a kurulacak bir dağıtım merkezi diğer ulaşım modları ile Doğuya ulaşımı da ne derece olumlu ölçüde etkileyecektir, bunu da takdirlerinize sunmak istiyorum.

Bu projeler gündemde olan projeler olup kesinlikle tarafımdan düşünülmüş ve afaki olarak gündeme getirilmiş değildir. DLH Genel Müdürlüğümüzden detaylı malumat alınabilir.

İşte Türkiye'nin Doğu - Batı Transit Demiryolu güzergâhı ve işte İpek yolunun kalbinin attığı koridor budur.

 

train3.gif (7077 bytes)

 

    DEVAM EDECEK...

email_blk.gif (5797 bytes)

dusunen@dusunenadam.com.tr

 

 

 

 

Ana Sayfa / Politika / Röportaj / Ekonominin Neresindeyiz ? / Felsefe / Medya Tahlilleri / Psikomedya
Bilim ve Teknoloji / Manevi Hayatımız / Sanat - Edebiyat / Şiir Okulu / Şiirde Gezi / Hukuk / Demiryolu
Çevre / Dert Ortağı / Şikayet Kutusu / Arşiv / Aranan Kitaplar / Künye / E-posta / Reklam Tarifesi