|
Doğu Avrupa ülkeleri ve Rusya, Karadeniz'in kuzeyindeki koridoru
canlandırmaya gayret ederken İran da Türkmenistan demiryolları ile
kendi demiryollarını bağlayarak Türk cumhuriyetlerinin yükünü Güney
limanlarına akıtma çabası içindedir. Bu yollar Türkiye üzerinden geçen koridora göre
uzun ve maliyeti yüksektir. Dolayısıyla Ortaasya Türk Cumhuriyetleri
daha ucuz ve kısa olan ve tarihi ve kültürel bağları olan Türkiye
üzerinden geçmek istemektedirler.
Bu sağlandığı takdirde Türkiye için
de çok büyük avantajlar doğacaktır. Bunları sıralamaya çalışmak
istiyorum :
1- Öncelikle Türk Cumhuriyetlerinin Türkiye'den
olan beklentileri gerçekleşecek ve Türkiye'nin
bu ülkeler nezdindeki prestiji ve etkinliği yükselecektir. Bu ülkelerle olan dostluk kardeşlik
ve tarihten gelen birlikteliğimiz ekonomik boyutta da gelişecek, bu
ticari ilişkiler sosyal ve kültürel bağlarımızı daha da geliştirecektir.
2- Türkiye
kendi
sanayiiinin ihtiyacı olan hammaddeleri kolaylıkla temin edebileceği
gibi, ülkesinden transit geçecek olan hammaddeleri işleyecek tesisler
kurarak bu transit taşımacılığı yarımamül veya mamül ihracatına
kolaylıkla çevirebilecektir. Bu doğunun sanayileşmesi ve istihdam
probleminin çözülmesi ve ihracatımızın patlaması demektir.
3- Özellikle Akdeniz limanlarımızın canlanması ve bu limanların
anadağıtım merkezleri haline dönüşmesi gerçekleşecektir.
4-
Turizm sektörüne büyük
canlanma yaşanacaktır.
5- Alternatif koridorlar yaratma peşindeki ülkelerin bu plan ve
projeleri suya düşecek, tarihi ipek yolu yine Türkiye
üzerinden geçecektir. Bu ise zenginlik ve dinamizm demektir.
Netice itibariyle Kars-Tiflis
Demiryolunun bir an önce yapılması ve bu bağlantının sağlanması
hayati önemi haizdir. Bu demiryolunun uzunluğu sadece 124 km.dir. Bu
yolun 92 km.si Türkiye'de,
32 km.si Gürcistan'da kalmaktadır.
Ancak bu yolun yapılması tek başına fazla bir anlam taşımamaktadır.
Çünkü yapılacak bu yol çift hat sinyalizasyonlu ve elektrifikasyonlu
olacak geometrisi itibariyle de sürate uygun olacaktır. Bu nedenle
Kars'tan Sivas'a kadar olan demiryolunun da aynı özelliklere sahip
olacak şekilde rehabilite
edilmesi gerekecektir. Sıvas-Ankara arasındaki demiryoluna gelince, bu
yolun tamamiyle yeni bir güzergaha taşınması gerekmektedir. Mevcut hat
(Ankara-Kayseri-Kalın-Yıldızeli-Sivas) 493 km'ye düşer ve 126 km.lik
bir kısalma olur. Yeni yapılacak demiryolu da çift hatlı, minimum
kurp(viraj) yarıçapı da 2500 - 3000 m. Sinyalizasyonlu ve elektrifikasyonlu olacağından
bu hatta 200/250 km/h sürat yapılabilecektir. Yani Ankara-Sivas arasındaki
seyahat süresi 1,5 - 2 saati aşmayacaktır.
Gelelim Ankara-İstanbul
arasına, herkesin bildiği gibi Ankara-İstanbul arasına bir sürat hattı
yapılması kararı verilmiş ve Arifiye - Sincan - Projesi adı altında
bu işe başlanmıştır. Ankara'dan Nallıhan'a kadar olan yaklaşık 84
km. lik kesimin alt yapı ve
sanatyapıları hemen hemen tamamlanmasına rağmen bu proje durmuştur. Büyük
tüneller açılmış, viyadükler yapılmış, çok büyük bir meblağ
harcanmıştır. Bu proje sürerken otoyola başlanmış ve otoyol
tamamlanmış ve bu projeye ne gerek var denilmiştir.
Halbuki bu proje 1992 yılında revize edilmiş ve adı Arifiye-Sincan
yerine "Ankara-İstanbul sürat hattı" olmuştur. Bu değişiklikte
nacizane benim de katkım olduğunu sanıyorum. Çünkü İstanbul-Ankara
arasındaki demiryolunun Arifiye - İstanbul arası daha büyük önem taşımaktadır. Bilindiği gibi Gebze'den
itibaren banliyö hattı başlamaktadır.
Bu yol güneyde deniz kenarına, kuzeyde de yapılaşmaya sıkışmış
ve hat sayısını arttırma imkanı kalmamıştır. Banliyö trafiğini
dahi kaldıramayan bu koridora hızlı tren yükünü de bindirmek mümkün
değildir. Ve Dünyanın
hiçbiryerinde de böyle bir uygulama yoktur. O nedenle, Arifiye'den
itibaren İstanbul'a kadar yeni bir demiryolu koridorunun E-5'in
kuzeyinden açılması zorunluluğu vardır, hem de minimum 6 hatlık bir
demiryolu koridoru açılmalıdır. Çünkü İstanbul'un Anadolu yakası
Kuzeye ve doğuya doğru hızla büyümekte ve yapılaşmaktadır. Bu
nedenle kitle taşımacılığını hele bir de bu hat üzerinden yük
treni ve hızlı tren geçireceksiniz ve de tüp geçidi de bağlayacaksınız.
Bizler affetsek
de yapanları tarih affetmez.
İşin doğrusu nedir ?
İşin doğrusu süratle yapılaşmakta olan ve gün geçtikçe açmanın
imkansız hale geldiği İstanbul'un Anadolu yakasının Kuzeyinde böyle
bir koridorun süratle belirlenmesi ve vakit geçirilmeden istimlakinin
tamamlanması, zemin etüdlerinin ve projelerin ikmal edilmesi ve son
olarak da yapım ihalesine çıkılarak, bu koridora bir banliyö hattı,
bir sürat hattı ve bir de konvansiyonel demiryolu hattı konulmasıdır.
Böylece Güney ve kuzey banliyö hatlarını bazı noktalardan dikey
olarak hafif raylı sistemle veya diğer ulaşım modları ile bağlayarak
bir "MERDİVEN SİSTEMİ" ile İstanbul gibi metropolitan bir
kentin anadolu yakasının kent içi ulaşım sorunu çözülmüş olur.
Bu bir.
İkincisi, Avrupa sürat
hatlarına bağlanma mecburiyeti olan Türk demiryollarının Kapıkule-Ankara
arası zaten Avrupa sürat hattı haritasına işlenmiştir. Bu hattın boğaz
tüpgeçitinden banliyö hatlarına binmeden geçmesi mümkün olur.
Üçüncüsü şi anda bile banliyö hattını boğan yük trafiği de
ortadan kalkmış olur.
Zaten proje de bidayetinde böyle düşünülmüştür. İzmit kent içi
geçişi ve Söğütlüçeşme istasyonunun inşaası buna göredir.
Sonuç olarak Ankara- İstanbul arası sürat hattı bitirildiğinde
seyahat süresi 7 saatten 1,5-2 saate düşecek, Ankara - Sivas arasındaki
seyahat süresi de yeni güzergâhla 1,5-2 saate düşecek ve İstanbul'dan
trene binen bir vatandaşımız yaklaşık 4 saatte Sivas'a
ulaşabilecektir. Bu takdirde Sivas'a kurulacak bir dağıtım merkezi diğer
ulaşım modları ile Doğuya ulaşımı da ne derece olumlu ölçüde
etkileyecektir, bunu da takdirlerinize sunmak istiyorum.
Bu projeler gündemde olan projeler olup kesinlikle tarafımdan düşünülmüş
ve afaki olarak gündeme getirilmiş değildir. DLH Genel Müdürlüğümüzden
detaylı malumat alınabilir.
İşte
Türkiye'nin
Doğu - Batı Transit Demiryolu güzergâhı ve işte İpek yolunun
kalbinin attığı koridor budur.
|